Tablet bilgisayarlar gelecek dertler bitecek !

Ana Sayfa » Genel » Tablet bilgisayarlar gelecek dertler bitecek !
Paylaş
Tarih : 25 Haziran 2014 - 0:37

724233_detayMilli Eğitim Bakanlığı tarihinin en büyük bütçeli projesi olan Fatih Projesi kapsamında tablet bilgisayarlar dağıtılmaya başlandı. Muhakkak ki faydalı olabilecek bir proje ancak”İhtiyaçlar karşılanmadaki önceliklerine göre sıralanırlar.” şeklinde bir kuram vardır.  Okulların saymakla bitmeyecek altyapı eksiklikleri tamamlamadan tabletli eğitime geçmek karnı aç olan bir insana lüks bir kuaförde makyaj yaptırmaya benziyor.

Ülkemizde kronik bir rahatsızlıktır sorunları görmezden gelmek ya da sorunu çözmek yerine sorunlu yapıyı kökünden kaldırmak. Aynen dershaneler konusunda dershanelerin varlığına sebep olan sistemi düzeltmek ve ihtiyacı ortadan kaldırmak yerine dershaneleri kökten kapatmak gibi. Okullara tablet bilgisayarlar dağıtarak onca sorunun görmezden gelinmesi deve kuşunun başını çukura sokup saklandığını zannetmesine benziyor.

12 yıllık öğretmenlik hayatımda 6 Avrupa ülkesinden 20 ye yakın okulu gezme fırsatı buldum. Hemen yeri gelmişken söyleyeyim de bu yazıyı okuyanlardan öğretmenler çok para alıyor gibi saçma sapan bir tepkiyle karşılaşmayayım. Bu okullardan 2 tanesi Avrupa Projeleri sayesinde  4 tanesini de kendi imkanlarımla gezme fırsatım oldu. 12 yıllık öğretmenim kendime ait  herhangi bir mal varlığım da yok (ev ve araba gibi). Kısacası gayrimenkule değil kendime yatırım yaptım. Tavsiye ederim.

Gördüğüm okulların donanımları eğitim öğretim faaliyetleri için ince düşünülüp tasarlanmış. Öğrenci ve çalışan psikolojisine uygun düzenlemeler yapılmış. Spor salonu , spor sahaları , güvenlik , temizlik , materyal , laboratuvarlar , teknolojik altyapı , dinlenme alanları , sınıfların modern tasarımları , ısınma ışık, iç açıcı görünüm  vs. vs.  Eğitimin temel ihtiyaçları karşılanmış ve okulda zamanını geçiren tüm bireylerin ihtiyaçlarına karşılık verilmiş.  E hal böyle olunca da hem eğitim hem de öğretim faaliyetleri sağlıklı bir şekilde yürütülebiliyor. Tabii ki istisnai okullar da var ancak tüm okullar arasında istisnaların oranı genel tabloyu ortaya koyuyor.

Yukarıda saydığım unsurların ülkemiz okullarında ne durumda olduğunu herhangi bir devlet okuluna giderek rahatlıkla görebilirsiniz. Önce bu unsurların iyileştirmesi yapılmadan okulların daha önemli sorunları varken öğrencilere tablet bilgisayar dağıtarak Avrupa’nın eğitim kalitesiyle yarıştığımızı göstermeye çalışmak biraz garibime gidiyor. Elbette mesleğimiz icabı ön yargılardan uzak durmalıyız ve yapılan yatırımı en iyi şekilde destekleyip öğrencilere maksimum yararı sağlamaya çalışmalıyız ancak öğrencilere tablette dağıtılsa o köy okulunda sobayı yine öğretmenler yakacak  , okul giderlerini karşılamayı yine okul müdürü düşünecek , çocuklar yine aynı  fiziki şartlarda ve hijyenik koşullarda eğitim alacak.

En basitinden  200 öğrencisi olan bir okulun öğrencilerine tablet dağıtmak yerine tanesi 400 Tl den 80.000 lira parayı o okulun donanımına harcasak inanın tabletin bize katacağının en az 10 misli daha fazla yararı görmüş oluruz. Belki geri dönüşümü bu seçimde değil de bir sonraki nesilde olur ama ruh hali bozuk insanların ve her gün görmekten sıkıldığımız sosyal sorunların sayısı oldukça azalmış olur. Hayatında laboratuvar görmeden liseden mezun olan öğrencilerin sayısı hiç de az değil. Sürekli biz öğretmenlere söylenen yaratıcı  , keşfetmeye meraklı , yeniliklere açık , fark yaratacak  öğrenci profilini onların bu becerilerini ortaya çıkaracak ortamlar sunmadan nasıl geliştirebiliriz? Tabletle mi?

Katıldığım bir seminerde bir hocamız tabletin üretimi değil tüketimi temsil ettiğini söylemişti. Yani tabletin hazırlanmış bilginin ve dökümanın öğrencilere servis edilmesi amacını taşıdığını  ve öğrencileri hazıra alıştırdığını söylemişti.  Ders kitaplarının dahi öğrencilerin ayağına kadar gelmesi geçmişe nazaran şimdi öğrencilerin  bilgiye ulaşmak için çok daha az çaba harcamasına yol açıyor diye düşünüyorum. Burada şöyle bir anlam çıkmasın yöneticilerimizin kitap dağıtmasını ya da tablet bilgisayar dağıtmasını istemiyor değilim. Ancak bu kaynakların daha verimli kullanılabileceğine dikkat çekmek istiyorum.

Okuyan tüm meslektaşlarıma teşekkür ederim. Olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı bekliyorum.

 

Hasan Şengül

Fen ve Teknoloji Öğretmeni /Öğretmen Platformu Yazarı.

 

Siz de eğitim sistemimize dair tüm düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. ogretmenplatformu@gmail.com adresine yazılarınızı yollayarak sitemizde sesinizi duyurabilirsiniz. Eğitim sistemine dair tüm konularda susmamak ve fikir beyan etmek  yanlışları düzeltmek adına atılacak önemli bir adımdır.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

İyi bir idareci-müdür nasıl olmalı?
İyi bir idareci-müdür nasıl olmalı?

Araştırmacı yazar Selçuk Tütak, üç ay süren bir anket çalışması yaptı. Bu süre zarfında binlerce öğrenci, veli ve öğretmenin görüşünü

Benliğimizde oluşan hasarların ekspertiz raporu
Benliğimizde oluşan hasarların ekspertiz raporu

                                                    Konuya küçük bir uygulamayla giriş yapmak isterim.

Öğretmen Platformu Eğitsel Yazı Yarışması
Öğretmen Platformu Eğitsel Yazı Yarışması

Değerli üyelerimiz. Öğretmen Platformu.Com olarak fikirlerinize değer veriyor ve bizimle paylaşmanızı istiyoruz. Bu yıl ilkini düzenleyeceğimiz

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
Protected by WP Anti Spam