PISA şizofrenisi

Ana Sayfa » Güncel » PISA şizofrenisi
Paylaş
Tarih : 17 Şubat 2018 - 22:25

Katıldığım bir eğitimde Prof. Dr. Ziya Selçuk ülkemizin PISA sınavları konusundaki kaygılarını bu sözlerle ifade etmişti. Bu benzetme çok hoşuma gitti.  PISA sınavı artık ülkemizde eğitim sistemimizin tüm paydaşları için bir şizofreniye dönüştü. Sistemi değerlendirirken ilk başvurulan argüman bu sınav sınavlarında aldığımız skorlar. Bu skorlarla ilgili bir çok akademisyen , gazeteci ve özel sektör temsilcisi televizyon ekranlarında saatlerce süren programlar yapıyor ve tüm değerlendirmeler en sonunda getirilip maalesef öğretmen yeterliliklerine dayandırılıyor.  Bu durumun mevcut öğretmenlerimizin yeterlilikleri ile üstesinden gelebileceğimize inanıyorum.

Bu sınav ile ilgili naçizane kendi araştırmalarım oldu. Aslında gördüğüm kadarıyla ülkemizin eğitim sisteminde köklü değişiklikler  yapmadan , ders saatlerini artırmadan , müfredatta düzenlemelere gidilmeden iç dinamiklerimizi ve mevcut yapımızı koruyarak yüksek skorlar alabileceğimize inanıyorum. Bunun için gereken tek şey sadece ilkokulda başlayarak öğrencilere sorduğumuz soruların niteliğini değiştirmek. İlkokullardan başlayarak üniversite sonrası KPSS sınavlarına kadar soru tiplerini incelediğimizde sorularımızın sadece bilgi ölçen ve verilen 4 – 5 seçenekten hangisinin doğru olduğunu bulmayı amaçlayan soru tiplerinden oluştuğunu göreceksiniz. Artık son yıllarda  neredeyse  tüm öğretmenler soruları çoktan seçmeli test mantığına göre hazırlıyor. Direk bilgiyi ölçen bu sorulara hazırlanarak yetişen bir öğrenci  PISA sınavları gibi bilgiyi yorumlama , analiz etme , bağ kurma  ve çıkarımlarda bulunma gibi becerileri ölçen bir soru tipiyle karşılaştığında ne yapacağını şaşırıyor.  Ben bu durumu  100 metre koşuları için hazırladığınız bir atleti yarış gününde 10.000 metrelik maraton koşturmanıza benzetiyorum.  Çocuklarımız bu maratona hazır değiller ve ilk defa karşılaştıkları soru tiplerinin üstesinden ilk görüşte gelmeleri mümkün değil.

Ha bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmıyor değil. Bildiğim kadarıyla PISA sınavları için seçilen çeşitli bölgelerimizdeki öğrenciler için bu sınavı tanıtan soru şekillerini gösteren çeşitli sunumlar yapılıp dökümanlar veriliyor. Ama 15 yaşına kadar 4 seçenekten birini seçmeye alışmış bir öğrencinin birkaç haftada bu sınavın üstesinden gelmesini beklemek hiç de gerçekçi gelmiyor bana.

O zaman yapacağımız şey aslında ilkokuldan başlayarak bakanlığımızın öğrencilere ücretsiz dağıttığı kaynak kitaplar aracılığıyla soru şekillerimizi değiştirmemizi sağlamak. Ders kitaplarında ilkokul ,ortaokul ve lise seviyelerinde bu sınav mantığına göre hazırlanmış örnek sorular hazırlamak ve öğretmenlerimizi de bu tür sorular ile sınav yapmaya teşvik etmek. Bu sayede yayın evleri öğretmenlerin kullanması için bu mantıkta sorular hazırlayacak. Özel öğretim kursları ve etüt merkezleri çocukları bu tür sorulara göre hazırlanmış sınavlara hazırlayacak. Üstüne bir de TEOG a alternatif bu tür sorulardan hazırlanmış bir merkezi sistem sınavı yaparsanız bakın skorlarımızda 5 sene içerisinde nasıl patlama yaşanıyor. Yine bu dönüşümü yukarıdan aşağı yapmak da mümkün .PISA soru türünde bir merkezi sistem sınavı hazırlanırsa öğretmenler bu soru türlerini çözmek ve öğrencileri hazırlamak için kendini zorlayacak, yayın evleri bu duruma göre kaynak kitaplar hazırlayacak, kurslar bu yönde öğrenci çalıştıracaktır.  ( Merkezi sistem sınavında PISA sınavındaki gibi açık uçlu soruları okumanın zor olduğunu kabul ediyorum. Bu sorular yerine aynı tür soruların çoktan seçmeli hallerini sormak bile inanılmaz etkili olacaktır)

Ben 15 senelik eğitim hayatımdan sonra mesleğimin 2 yılında hasbel kader bir PISA sınavı örnek sorusu gördüm. Ve liseden sayısal çıkışlı bir öğrenci olarak matematik ve fen sorularını gördüğümde gerçekten çok zorlandım. Çünkü aldığım eğitimdeki soru türleri ile karşılaştığım soru türleri arasında dağlar kadar fark var.  İlk defa ALES sınavına girdiğimde sözel mantık sorularının hiç birisini yapamamıştım. Çünkü bu tür sorularla hiçbir sınavda karşılaşmadığım için ilk gördüğümde bırakın doğru cevabı bulmayı soruyu anlamak için bile çok fazla zaman harcadım. Aldığım kaynaklarla çalıştıktan sonra 2. değilse de 3. Girdiğim ALES sınavında  sözel mantık sorularının tamamını doğru yapmayı başardım. Ben , aldığım eğitim , eğitimi kalitesi niteli hiç birisi değişmedi. Sadece kısa bir süre kendimi o soru türüne hazırladım. İşinin özünün bu olduğunu düşünüyorum. Soru türlerimizi değiştirerek sistemi o soru türüne göre çalışmaya üretmeye ve hazırlanmaya zorlamak.

Samet BAŞKONUŞ/ Öğretmen

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Soroban Nedir? Soroban’ın Yararları
Soroban Nedir? Soroban’ın Yararları

24 Parayı zamanı ya da insanları saymak bu gün elektronik makinelere bırakılmış durumda. Elektronik hesap makineleri artık her yerde ve çoğumuz

Shanghai’nin Matematik Başarısının Sırrı
Shanghai’nin Matematik Başarısının Sırrı

Shanghai, Çin’in en modern ve kozmopolit şehri. Ama bunun gerisinde çok daha dikkat çeken bir özelliğe daha sahip. Dünyanın en umut vadeden

Öğretmenim hatırlatmak istedim!
Öğretmenim hatırlatmak istedim!

Okulların açılmasına az kalmışken biraz bilgilerimizi güncelleyelim. Neler yapmak faydalıydı, neler yanlıştı bir düşünelim baştan… Öncelikle

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Protected by WP Anti Spam