“Öğrenci Olmak mı Veli Olmak mı daha zor?” konulu röportaj

Ana Sayfa » Güncel » “Öğrenci Olmak mı Veli Olmak mı daha zor?” konulu röportaj
Paylaş
Tarih : 12 Haziran 2014 - 13:53

1237046_10201908648058933_173554541_nYaz tatiline kısa bir dönem kaldı. Çocuklar, yaklaşık 180 gün süren okul macerasına kısa bir ara vermeye hazırlanıyor. Karnelerin alınmasıyla dinlenme maratonu başlayacak ve aileler çocuklarıyla daha kaliteli zaman geçirmek için büyük fırsat yakalayacak.

Öğrencilere ve çocuklara daha verimli bir yaz tatili geçirmeleri için önerilerde bulunan TÜZDEV (Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfı) Eğitim Danışmanı Nurullah Demir, ailelerin bu dilimi iyi değerlendirmesini ve yıpranan ilişkileri onarmak için adım atmaları gerektiğini belirtti.

“KIRIK NOT GELİRSE ANLAYIŞLI OLUN”

İlk olarak, karnedeki kırık notlara ilişkin ailelere öneride bulunan Özel Eğitim Uzmanı Nurullah Demir,  “Bizim ailelerimiz; sene sonuna kadar sabrediyorlar. ‘Dersini çalış, karne alacaksın’ şeklinde beklenti içine giriyorlar. Fedakârlık yapıp sene sonunda kırık not görünce hayal kırıklığı yaşıyorlar. Bunun psikolojik olarak haklı sebebi var ama ailelerin yapması gereken bundan sonrası için tedbirli olmaları. Gösterecekleri aşırı tepkilerde sakin olmaları lazım. Çok üzülüp, hiç olmamış gibi de tepki vermemek gerekiyor. Çocuğu anlamak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“BEKLEMENİN SONUCU ÖDEV OLUYOR”

“Öncelikle yaz tatiline okuldan başlamak gerekiyor. Çocuklar, 180 iş gününde dersle, ödevle, okulla ilgili birçok şeyle karşı karşıyalar. Heyecanla yaz tatilini bekliyorlar. Beklemelerinin sonucu ödevler oluyor. Ödevin tabi ki artıları var, unutmayı önlüyor.” şeklinde açıklama yapan Nurullah Demir,  bilinçaltında ise şöyle bir sıkıntı var; çocuk tatilde, günü gününe ödev yapmak istemiyor. Bir taraftan ödevini yapamadığı için tatil de yapamıyor. Daha sonra, okula yorgun bireyler olarak dönüyorlar. Araştırmalar, ödevin öğrenme üzerindeki etkisinin yüzde 5-6 olduğunu gösteriyor.” dedi.

“ÇOCUĞUNUZU ÇANTA GİBİ YANINIZDA TAŞIMAYIN”

Tatilde mutlaka veli ve çocuk arasında yıpranan ilişkilerin tamir edilmesi gerektiğini ifade eden Nurullah Demir, bunun bir fırsat olduğunu söyledi. Bu anlamda baba-çocuk günü, anne-çocuk günü ya da aile günü yapılabileceğini belirten Demir, ailelerin, çocuklarını alışveriş çantası gibi yanında taşımaması gerektiğini kaydetti. Kaliteli vakit geçirebilecekleri, yürüyüş yapabilecekleri, balık tutabilecekleri ortamlar oluşturmaları gerekiyor diyen Demir “Özellikle tatilde, haftanın 4-5 günü ailece akşam yemeği yemeleri çok önemli. Babaların çocuklarını yatırmaları, beraber okuma saatleri yapmaları çok çok önemli. Bu çocuklarda, okuma ve anlama ciddi boyutta gelişeceği için okula da ciddi katkıları var. Okul zamanında kaliteli vakit geçirilemediği için annelik kavramı da zedeleniyor. Beraber yemek yaparak onarmanın mümkün olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

“ERGEN ÇOCUKLARA AŞIRI İLGİ GÖSTERMEYİN”

Ergenlik dönemindeki çocukların en büyük sorunu, beğenme ve beğenilme algısıdır, şeklinde değerlendirme yapan Nurullah Demir,  “Çocuklar asi olma, efelenme dönemine giriyorlar. Burada ailenin aşırı ilgisi çocuklarda ters etki gösteriyor, bunalıyorlar. Daha özgür olmak, daha kendi başlarına kalmak istiyorlar. Bir taraftan da kendilerini dijital hayata veriyorlar. Televizyon veya bilgisayar başında çok ciddi vakit geçiriyorlar. Ailelerin buna dikkat etmesi lazım. Kesinlikle yasaklama şifre koymamaları gerekiyor,  paylaşımcı olup, esnek kararlar almak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“AİLE ZİYARETLERİ YAPABİLİRSİNİZ”

Özellikle ergen çocuklarda, akran öğrenmeleri çok önemlidir diyen Nurullah Demir, aile büyüklerinde dayı, teyze, amca gibi kendilerine örnek alacakları genç insanlar varsa onlarla buluşturma, ziyaret yapma etkinlikleri kurmak gerekiyor. Bu, özgüvenlerini geliştirmek için zemin oluşur, şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARINIZI DİJİTAL DADIYA BIRAKMAYIN”

“Bizim, öğretmenler ve aileler olarak amacımız, geleceğin başarılı bireylerini yetiştirmek. Ama kullandığımız yöntemlerle, geleceğin başarısız ihtiyarlarını yetiştiriyoruz” ifadelerini kullanan Nurullah Demir, “Biz çocuklara yapamamayı, hata yapmanın kötü olduğunu; bakışlarımızla, beden dilimizle öğretiyoruz. Dünyanın en hızlı okuma-yazma öğrenen milletleri arasındayız. Ama bunu yaparken öyle yöntemler kullanıyoruz ki kitaptan, defterden nefret eden bireyler yetiştiriyoruz. Kitap okuma oranında en sonlardayız. Benim tavsiyem; aileler, çocuklarını dijital dadının eline bırakmasın. Bunun için de birlikte bol vakit geçirsinler.” dedi.

“YAZ OKULU SEÇERKEN SOSYALLİĞE DİKKAT EDİN!”

Yaz tatilini, yaz okulu gibi eğitim amaçlı olarak geçirecek çocuklar var. Bu bir mecburiyet olabilir, diyen Nurullah Demir, kaliteli yaz okullarını tercih etmek için öncelikle sosyal aktivitelere bakılması gerekiyor. Ders eksiğinden çok, sosyal anlamda çocuğu geliştirebilecekleri etkinliklerle donanmış olması önemli. Mümkünse tatil için de zaman ayırmak lazım, dinlenmeli ki yorgun bir birey olmasın, dedi.

“ÇOCUKLAR AŞIRI UYARANLARLA KAŞRI KARŞIYA”

Özellikle televizyon, internet gibi dijital uyarıcılarla karşı karıya kalan çocuklar, aşırı uyarılmışlık yaşıyorlar, açıklamasını yapan Nurullah Demir, “Her şeyi 3 boyutlu görüyorlar. Dokunsal uyarıcılar var. Ama sınıfta öğretmen, sözlü anlatım ya da tahtaya yazıyor. Çocuk bu kadar aşırı uyaranla karşılaştığı için pasiflik çok kalıcı olmuyor, unutuluyor. Bu nedenle; zor bir süreçten geçiyorlar, anlayışlı karşılamak gerekiyor. Mümkünse eğitim koçundan destek alınmalı.” şeklinde konuştu.

ÖDEV PROBLEMİ OLANLAR OKULA ZOR DÖNÜYOR

Tatilin son dönemlerinde okula gitmek istemeyen çocuklar, genelde ödev problemi yaşayan çocuklar oluyor. Bu nedenle planlı bir şekilde ödevler yapılmalı, diyen Nurullah Demir, ödev için en uygun saatin kahvaltıdan sonraki saat olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Eğer çocukluk dönemindeyse sönmesini beklemek ve kararlı durmak lazım. Eğer çocuğa ‘tamam gitme’ diye tepki gösterilirse, bu duruma alışacak ve kullanacak. Bu noktada pazarlık yapılmamalı; ama aile takip etmeli. Çocuk psikolojik zarar görüyorsa okula gitmenin altındaki sebepleri tespit etmek lazım. Öğretmenle işbirliği yapmak gerekiyor. Çocuk ergenlik dönemindeyse, okuldan kaçmalar yaşanabilir. İkna yolunu tercih etmek gerekiyor. Birlikte üniversite gezileri yapılabilir, bu fırsatı değerlendirmeleri gerekiyor.”

KAYNAK: AjansHaber

Etiketler : , , ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Geleceğin öğretmenlerine öneriler
Geleceğin öğretmenlerine öneriler

New Jersey’deki Montclair eyalet üniversitesindeki bu öğrenciler sınıfa giriş çalışması yapıyorlar. Bu, okulun bir öğretmenin portresinde

Sınav görevi hatırlatma uygulamaları
Sınav görevi hatırlatma uygulamaları

Öğretmenlerimiz sınav görevlerini takip etmek konusunda bazen sorunlar yaşayabiliyor. Sınav görevini unutan ya da sınav görevlerine zamanında

Flipped Classroom nedir? (Sınıfı ters yüz etmek)
Flipped Classroom nedir? (Sınıfı ters yüz etmek)

  Flipped Classroom nedir? Gelişmiş ülkelerdeki eğitimciler dur durak bilmeden gelişen teknolojinin sınıflarda kullanımı ile ilgili çeşitli

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
Protected by WP Anti Spam