Dersi dinlemeyen öğrenciler için neler yapılabilir?

Ana Sayfa » Köşe Yazıları » Dersi dinlemeyen öğrenciler için neler yapılabilir?
Paylaş
Tarih : 09 Ocak 2014 - 14:38

Biz öğretmenler ders yaparken öğrencilerimizin bizi takip etmesini isteriz. Her ne kadar öğrencilerin yaparak yaşayarak öğreneceğini bilsek de. Ancak unutulmaması gerekenler var.

Birincisi her zaman yaparak/yaşayarak öğrenme ortamı oluşturmazsınız ve oluşturamamaktayız.

İkincisi her ders yaparak yaşayarak öğrenilmez.

Üçüncüsü kalabalık sınıflarda yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlama sınıf disiplini açısından sıkıntılar oluşturmakta.

Yaparak yaşayarak öğretemeyeceğiniz durumlarda hemen anlatmaya başlarsınız. İstersiniz ki öğrenciler sizi izlesin, anlasın ve öğrensin. Öğrenmek anlamak değildir. Öğrenmek öğrenilenlerin uygulanmasını da kapsar. Ancak bu hayalleriniz suya düşer. Anlatırsınız, anlatırsınız ancak dönütler beklentilerinizin altında kalır. Sonra kendinize sorarsınız: “Anlatamadım mı?”

Yukarıdaki anlatımına uygun bir çık deneyim yaşamışsınızdır. Siz tahtada bir şeyler anlatırsınız, tahtaya bir şeyler çizersiniz, öğrencileriniz sizi din(liyormuş gibi yapar, fakat siz hiç anlamazsınız)ler. Fakat bir bakarsınız daha az önce anlattığınız konular anlaşılmamıştır.

Peki öğrenciler sizin anlattıklarınızı neden anlamaz?

Öğrencinin anlaması için bir çok ön şart lazım. Hazırbulunuşluluk düzeyi, moral, motivasyon, güdülenme….. hepsinden önce öğrencinin zihninde kaygı olmamalı. Ne kaygısı? “Öğretmenin tahtaya yazdıklarını deftere geçiremeyeceğim.” “Öğretmen yazdıklarını biraz sonra silecek ama ben yazmak için yetişemeyeceğim.” “Geri kalacağım”…..

ogrenci

Bu kaygılar içindeki öğrenci ne düşünür, ne yapar?

Bu kaygılar içindeki öğrencinin zihni hep bunu düşünür. Sizi izliyormuş gibi yapar. Bir eli sürekli kalemdedir. Siz yazarsınız o yazar. Yazmak için sürekli bir telaş içindedir. Hatta bazıları teneffüsünü yazmak ile geçirmemek için çok acele eder.

Bizler de isteriz ki bize baksınlar da öğrensinler.

Peki ne yapmalı?

Öğrencilerin zihinlerindeki bu kaygıları tamamen ortadan kaldırmalı.

Neler yapabiliriz? Örnek:

Öğretmen tahtada çarpma işlemini, işlem olarak nasıl yapıldığını gösterecek. Çizimler yapacak.

  1. Aşama   :Tüm öğrencilerin masasının üzerinde hiçbir şey olmamasını sağlayacak.
  2. Aşama   :Öğrencelere neyi öğreteceğini açıklayacak.
  3. Aşama   :Tahtaya yazacaklarını sileceğini, öğrenciler öğrendikten sonra vakit olursa yeni örnek yazacağını onun deftere geçirilmesini isteyeceğini söyleyecek.
  4. Aşama   :Yazı yazarken sırtını öğrencilere dönmemeye azami dikkat edecek.
  5. Aşama   :Öğreteceklerinin hepsini bir çırpıda değil öğrenciler anladıkça yeni aşamaya geçecek.
  6. Aşama   :Anlatım bittikten sonra yeni örnekler yazıp öğrencilerin yapması istenecek.

Öğretmen, zil çalmasına yakın veya zil çalmakta iken öğrencilerinden hiçbir zaman tahtayı yazmalarını istemeyecek. Bu tutum öğrenciyi her zaman öğretmen yazarken ben de yazayım anlayışına iter.

Yakın bir zamana kadar buna dikkat etmemiştim. Ancak öğrenci davranışlarını gözlemleyince öğrencilerin neden dinliyormuş gibi yaptıklarını gördüm. Hemen yanlıştan döndüm ve öğrencilerin gerçekten daha iyi anladıklarını fark ettim.

Hatta öğretmen özellikle Matematikte hiç yazdırmasa ne olur?

 

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Zihnimizin Çıkmaz Sokağı
Zihnimizin Çıkmaz Sokağı

Çok tekrar ettiğim gibi; her insanın duygu ve zihin yönünden donanımı ayrı ayrıdır . Aklının ve duygularının harmanlaması müşahhastır,özeldir

Hayatımızın seyrini değiştiren notlar
Hayatımızın seyrini değiştiren notlar

      HAYATIMIZIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN NOTLAR   İș,güç, koşturmaca derken hayatın ritmini kaçırdığımı yeni anladım. Çocuklarımla 

Neyse ki artık teknolojik öğretmenler var!
Neyse ki artık teknolojik öğretmenler var!

Eğitimde teknoloji kullanımı almış başını gitmişken BÖTE mezunu Eğitim Programları ve Öğretim Yüksek lisans öğrencisi, Bilgisayar Öğretmeni

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
Protected by WP Anti Spam