Arkadaşının Eşyasını İzinsiz Alan Öğrenciler

Ana Sayfa » Güncel » Arkadaşının Eşyasını İzinsiz Alan Öğrenciler
Paylaş
Tarih : 03 Ocak 2014 - 17:33

Meslek hayatımızda sınıf içi bir çok olay/sorun tecrübemiz olmuştur. Öğretmen zamanla bu olaylara nasıl tepkiler vereceğini veya çözüm üreteceğini öğreniyor.

İlkokulda öğretmenlerin yaşayacağı sorunlardan birisi de öğrencilerinin birbirlerinin eşyalarını izinsiz alma davranışıdır. İlkokul dönemindeki öğrencinin izinsiz başkasına ait eşyayı almasını “çalma” olarak değerlendirmeyiz. Bunun birçok gerekçesi var.

Okullarımızda bu olay sıkça yaşanmakta. Öğretmenler bu sorunu tereyağından kıl çeker gibi halletmesinden tutun, alma davranışını yapan öğrenciyi rencide etmeye varıncaya kadar değişik şekillerde çözmekte veya çözdüğünü sanmaktadır.

Peki öğretmen sınıfında arkadaşının eşyalarını izinsiz alan öğrenciye karşı nasıl davranmalı? Sorunu nasıl çözmeli?

ogrenci

Aşağıdaki örnek olayın öğretmenlere benzer sorunları çözmede iyi bir model olacağını düşünüyorum.

Geçen hafta başarılı, işini iyi yapan bir kız öğrencim sınıfa girdiğimde ağlıyordu. İçini çeke çeke… Onu ağlarken görmüştüm ama bu kadar hisli ağlamayı ilk defa gördüm. Olayı hemen anlamaya çalıştım. Zira onun bu durumu onun ders işlemesine engel olduğu kadar diğer öğrencileri de etkiliyordu. Diğer öğrenciler sanki ortadaki sorunun bir an önce halledilmesini istercesine “Öğretmenim ….. ağlıyor.” dediler. Öğrenciyi yanıma çağırdım. Sebebini sordum. Kalemliğinin kaybolduğunu söyledi. Ondan sırasının altına, çantasına bir kez daha daha bakmasını istedim. Defalarca baktığını söyledi. Bir kez de ben baktım. Kalemlik yoktu. Öğrencilere dönüp “Arkadaşınızın kalemliğini gören var mı?” diye sorduk. Hiç kimse görmemişti. Bu durumda geriye iki seçenek kalıyordu. Ya teneffüste başka sınıftan bir öğrenci gelmişti. Ya da …… Başka sınıftan öğrencinin de gelmediğini öğrendim.

İşte burada çok önemli bir strateji uygulamak gerekir. Eğer öğretmen kalemliği bulacağım diye öğrencilerin çantalarına bakmaya kalkışırsa bu tutum öğrenci gözünde öğretmene olan güveni azaltır. Öğretmen kalemlik bulacağım diye öğrencilerin kişisel eşyalarını hem de onların yanında açıp bakamaz. Bu son derece rencide edici olduğu kadar öğrencilerin tedirgin olmasına yol açar.

Ben de zaten öyle yapmadım. Kalemliği alan öğrencinin mutlaka kalemliği bir gün kullanacağını düşündüm.

Ancak ortada bir sorun vardı. Öğrencimiz çok hassastı ve üzüntüden çökmüştü. Çok değer verdiği kalemliği artık yoktu. Üzüntüsünden ertesi gün okula gelemedi. Gelmediği gün de ağlamaya devam etiğini öğrendik. Hatta o kadar üzüldü ki kalemlik bulunana kadar tahminime göre 3 kilo verdi.

Birkaç gün sonra kalemi kaybolan öğrencimiz çok ani bir refleksle “Öğretmenim kalem ucumu gördüm.” dedi. Gözü başka bir öğrencinin elinde idi. Eliyle o arkadaşını ve kalem ucunu gösteriyordu. “Benim ucum öğretmenim” diye haykırdı. Hemen yanıma gittim. Parmağı ile işaret ettiği öğrenciye “Bu uç kutusu senin mi?” dedim. “Evet bu uç kutusu benim” dedi. Ancak diğer öğrencimiz ısrarla o kalemliğin kendisinin olduğunu söylüyordu ve tekrar ağlamaya başladı. Ben de yanına gelip teneffüste halledeceğimi söyledim. Biraz rahatladı.

saglik

Teneffüste öğrenciler sınıftan çıkmak üzere iken her iki öğrenciyi ve çantayı da yanıma alarak diğer öğrencileri göremeyeceği bir odaya geçtik. İkinci öğrenci de kız idi. Müsaade ederse çantasını açmak istediğimi söyledim. Arkadaşının kalemliğini aldığını düşündüğünü ifade ettim. Çantayı açtık. Uç kutusunda sahibinin adı soyadının yazılı olduğu etiket vardı. Kalemlik sahibi öğrenci “İşte bakın öğretmenin benim adım yazıyor.” Dedi. Uç kutusunu nereden aldığını sordum. “Sınıfta bulmuştum[1]” dedi. Ona bulunan eşyaların üzerinde etiket varsa sahibine verdiğimizi etiket yoksa sınıf dolabına koyduğumuzu bildiğini söyledim. “Unutmuşum.” dedi. Daha sonra kalemlik çıktı. Sahibi “Benim kalemliğim.” dedi.  Ardından üzerinde etiket olan en az 30-40 tane boya kalemi çıktı. Ancak boya kalemlerinin tümünün sapları etiketlenmiş ve alan öğrenci kendi adını yazmış. Fakat en az 15 tanesinin altına başka bir etiket vardı. Kalemlerin sahibi öğrenci “Öğretmenin benim etiketlerimin üzerini başka bir etiketle kapatmış ama görüyorsunuz ismin görünüyor” dedi. Bunun üzerine öğrenci hatasını kabul etti. Alma yapan öğrenciyi tahkir etmeden, kızmadan güzelce uyardım. Diğer öğrenciden özür dilettim. Konuşmamız bittiğinde diğer ders başlamış ve sınıf öğrencileri bizi bekliyordu. Kalemliği ve kalemleri elime aldım. Zira eğer kalemliği alınan öğrencinin eline verseydim sınıfta herkes “Demek …..nın kalemlerini ….. almış” diyecek ve çocukça bir hata yapan öğrenci rencide olacaktı. Öğrencinin rencide olduğu yerde ise eğitim yapılamazdı. Öğrencilerin ikisine de yerlerine oturmasını söyledim. Kalemliği dolabıma koydum. Kalemliği alınan öğrenciye sınıfa girmeden kalemliği dolaba koyacağımı 1-2 ders sonra teneffüse alabileceğini söyledim. O da öyle yaptı.

Birkaç gün sonra kalemleri alınan öğrenci kalemlerini geri getirdi. Kalemlerini ihtiyacı olan birisine vermemi söyledi. Sebebini sorduğumda başkasını dokunduğu eşyasını artık kullanamayacağını söyledi.

O gün yaşadıklarım her ne kadar çocukça şeyler olsa da bana çok önemli bir gerçeği hatırlattı. Çocuk eğitiminde ailenin rolü öğretmenin veya okulun rolünden kat kat daha önemli idi. Biz öğretmenler çocuk okula gelmeden bir aile içi eğitim almışsa o eğitimi tamamlıyoruz. Eğer çocuk aile eğitimi almamışsa öğretmenin yapacakları kısıtlı kalıyor. Zira anlattığım olayda izinsiz alma yapan öğrencinin ailesi 0-6 yaş arasında çocuklarına bir eğitim vermemiş aile idi.



[1] Unutulmamalı ki gerek alma gerek çalma yapan bir kimse mutlaka yalan söyler. Yani her alma/çalma yapan aynı zamanda yalan da söyler. Ancak her yalan söyleyen hırsız değildir.

Uzman Öğretmen Mustafa Yazkan /Çekmeköy/İstanbul

Öğretmen Platformu. Com

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Geleceğin öğretmenlerine öneriler
Geleceğin öğretmenlerine öneriler

New Jersey’deki Montclair eyalet üniversitesindeki bu öğrenciler sınıfa giriş çalışması yapıyorlar. Bu, okulun bir öğretmenin portresinde

Sınav görevi hatırlatma uygulamaları
Sınav görevi hatırlatma uygulamaları

Öğretmenlerimiz sınav görevlerini takip etmek konusunda bazen sorunlar yaşayabiliyor. Sınav görevini unutan ya da sınav görevlerine zamanında

Flipped Classroom nedir? (Sınıfı ters yüz etmek)
Flipped Classroom nedir? (Sınıfı ters yüz etmek)

  Flipped Classroom nedir? Gelişmiş ülkelerdeki eğitimciler dur durak bilmeden gelişen teknolojinin sınıflarda kullanımı ile ilgili çeşitli

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
Protected by WP Anti Spam